Sevda Yolu

لا إله إلا الله محمد رسول الله
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 İslam davetçilerine

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
EBA MUHAMMEDİ



Mesaj Sayısı : 6
Kayıt tarihi : 12/06/08

MesajKonu: İslam davetçilerine   13th Haziran 2008, 08:20

İslam davetçilerine
« :»
EBA MUHAMMEDİ
22.09.2007
--------------------------------------------------------------------------------
Es-selam un aleykum ve rahmetullahi teala ve beraketuhu
Kerim kardeşlerim.

Muhakkak ki İslam önüne konan setlerin neticesi olarak bugün yeryüzünde hâkim olamamıştır. Bunun sebebi ise İslam güneşinin karanlıklarla boğdurulmaya çalışılması ve bu uğurda yapılan çeşitli desiseler ve entrikalarla İslam ümmeti İslam davasını taşımayı maalesef terk etmiş ve bu kavram unutulmaya yüz tutmuş olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşanan sorunların sebebi ve kaynağı elbette ki İslam değil İslam akidesinin hakkıyla anlaşılmaması olup bu uğurda yeterince cerh harcanmamasıdır.umumi olarak vaka böyle iken husus en davet taşıyıcılarının bu noktada büyük sorumlukları olduğun noktasında değinmek istiyoruz.

İslam davetinin önünde duran engelleri kategorize edecek olursak 3 ana başlık altında ele alabiliriz.

1-Ferdi sorunlar
2-Kitlesel sorunlar
3-Toplumsal sorunlar.

1-FERDİ SORUNLAR

Fert kelimesi özel olarak birey anlamından daha husus olup toplumda var olan nizamı benimseyen kişilere verilen bir özel isimdir. örneğin kapitalist toplumda her kes bireydir ama her kes fert değildir. fert kapitalizm fikrini benimseyen bireylerdir.burada insanın tanımını yapmamız tabi bir eylem olup toplumun temel taşları olan fertleri ve diğer bireyleri tanımamız için zaruri bir meseldir.insanı uzvi ihtiyaçlara ve içgüdülere sahip ve bunların tatmin edilmesi gereken bir varlık olarak ele aldığımız zaman bunun evrenselliği göze çarpmaktadır. bu noktadan hareketle kişilerde mevcut ameller temel olarak 3 sebepten kaynaklanır. Bunlar;

1-uzvi ihtiyaçlar
2-içgüdüler
3-şibni(fıtri) ameller

Uzvi ihtiyaçlar; Her insanda doğal olarak var olan ve fiziksel gereksinimler olarak ele alınması gereken ve doyurulması zorunlu olan aksi takdirde ferdin hayatını sona erdirmeye müsait ihtiyaçlardır.bunların kesin doyurulması gerektiği noktası ise mevcut fiziksel ihtiyaçların temel ihtiyaçlar olmasıdır.ki temel ihtiyaçların zaruri olması ise beşerde çekildiği zaman hayatın sona ermesine sebep olmasıdır.yeme,içme ve defni hacet gibi..

İçgüdüler;İnsanda var olan dinamik enerjinin açığa çıkma şekilleridir.insanda var olan içgüdüler 3 tanedir.Bunlar;

1-Beka(Hayat)
2-Nevi(Tür)
3-Tedeyyün(Dindarlık)


1-Beka içgüdüsü;”insan kendi varlığını devam ettirmeye çaba sarf eder, mülk edinir, korkar, gözü peklikle atılım gösterir, topluluk oluşturur; kendi varlığını devam ettirmek amacıyla bu ve benzeri davranışlarda bulunur. Oysa korku, mülk edinme, cesaret, kitle-topluluk oluşturma vs. içgüdüler olmayıp ancak bir tek içgüdünün, Beka içgüdüsünün görünüşleridir.”

2- Nevi(Tür) içgüdüsü;Kadına cinsi arzuyla eğilim gösterme, kadına sevgi ve şefkatle eğilim, boğulmakta olanı kurtarmaya ve sıkıntıya düşene yardım etmeye yönelme vs.; bunların hepsi de içgüdü değil, ancak bir tek içgüdünün, Nevi içgüdüsünün türevleridir. Bunlar cinsiyet içgüdüsü de değildir. Çünkü cins kavramı insanı da hayvanı da kapsar. Tabii eğilim insandan insana, hayvandan hayvanadır. İnsanın hayvana şehvetle eğilimi tabii olmayıp, sapkın-anormal bir eğilimdir; tabii olarak değil de ancak bir sapma olarak ortaya çıkar. İçgüdü ise tabii eğilimdir. Aynı şekilde erkeğin erkeğe eğilimi de anormal olan; doğal olmayan bir eğilimdir. Doğal olarak değil de, ancak bir sapkınlık olarak ortaya çıkar. Öyleyse kadına şehvetle eğilim, anneye sevgiyle eğilim, kızına şefkatle eğilim, bütün bunlar Nevi içgüdüsünün türevleridir. Fakat insanın hayvana, erkeğin erkeğe şehvetle yönelmesi doğal olmayıp; ancak ve ancak içgüdüden bir sapmadır ve anormaldir. Öyleyse bu içgüdü türsellik/nevi içgüdüsüdür, cinsellik içgüdüsü değildir. Ve insan türünün devamı içindir; canlı cinsinin devamını sürdürmek için değildir

3-Tedeyyün(Dindarlık); ALLAH’a ibadet eğilimi, kahramanları tabulaştırma eğilimi, güçlüleri yüceltme eğilimi, bunların hepsi de bir tek içgüdünün, dindarlık ve kutsama içgüdüsünün türevleridir

Şibni(fıtri) ameller;Bu tür davranışlar ise her ne karda sevap ve ikab gerektirmeyen türden olsalar da insanlarda mevcut melerlin başka bir çeşididir.göz kırpması veya ani refleksler ve bu türden benzeri davranışlar.

Yaptığımız insan tanımım asli unsurlarını ele aldıktan sonra artık fertlerin İslam davasını taşımakla ilgili sorunlarını rahatça analiz edebiliriz. işte tam olarak bu noktada sorunların çıkış noktası fertlerin uzvi ihtiyaçlarını ve içgüdülerini tatmin etme şekillerinden veya tatmin edememelerinden kaynaklanıyor dersek yanlış bir yargı ortaya koymuş olmayız. Demek ki fertlerde başlayan bu sorunların ana sebeplerini çözdüğümü zaman yani onarlın uzvi ihtiyaçlarını ve içgüdülerini doyurma şekillerini mefhumlaştırdığımız(içselleştirdiğimiz) zaman bu tür kişilerde daveti taşıma keyfiyeti ile ilgili kaynaklanan ferdi sorunları çözmüş oluruz. Bunun haricinde kalan fitri ameller ise zaten vakamızla iniltili değildir.

2-KİTLESEL SORUNLAR

İslam davasını taşırken yaşanan sorunlardan ferdi sorunlardan sonra gelen en önemli olan kitle ile ilgili sorunlardır ki burada kast ettiğimiz kitlenin method la ilgili sorunu değil kitle ile fert arasındaki sorunlardır. aslında vaka mücerret(soyut) olarak ele alındığı zaman fert ile kitle arasında istisnalar hariç yaşanabilecek tek sorun vardır k oda kitlenin fert ile ve fertlerin kendi aralarındaki bağ konusudur.bu türden ilişkiler toplumda fazlasıyla yerini almıştır lakin burada toplumun genelinden hariç özel olarak bir kitle ile beraber olunması elbette ki bunun bağının toplumla olan bağından ayrı olmasını gerektirmeyecektir.nasıl ki toplumu toplum yapan ararlındaki ilişkiler nizam fikir ve duygular ise kitleyi de kitle yapan önelcik olarak kitlenin fertleri ve bunlar arasındaki rabıtasıdır.bu türden ilişkide göze çarpacak başlıca bağ çeşitleri;menfaat ve diğer insani faktörlerin getirilerinden oluşan bağlardır.dolaysıyla kişiler arasındaki bağ akide bağı olmadığı sürece fertler ve kitle ile ilgili sorunlar yaşanmaya devam edecektir.


3-TOPLUMSAL SORUNLAR

Kişilerin hayatında yaşadıkları sorunlar elbetteki 3 dairenin dışına çıkamaz.bu ya insanla ilgilidir ya hayat ilgilidir yada kainat ile ilgilidir.insanın toplumla iç içe yaşaması beka içgüdüsünden kaynaklan doğal bir eğilimdir.sorun yaşamasına gelince fertler ve bireyler yaşadıkları toplumların ön kabullerine her zaman kıvrak ve sahih bir şekilde ayak uyduramazlar.her ne kadar özelde söz konusu şahıs bir davet taşıyıcı olsa bile bu sorunların olmayacağını bilakis sorunların daha da çoğalacağını gösteren bir emaredir.
Dava sahibi fertlerin sürekli toplumla yüz yüze gelmesi ve doğal olarak ta her gün toplumun farklı bir yüzünü görmesi hasebiyle toplumla arasında sürekli gel git ler oluşturması bazen fertlerde içselleşmesi sonucu topluma karşı bir önyargı veya soğukkanlılıkla yaklaşma fiillerini doğurabilir.her ne kadar bu tarz bir yaklaşım doğru olmasa da gerçek olan sürecin bu şekilde devam etmesi ve davanın sekteye uğraması işte burada başlar ve dava burada da bitmiştir.toplumuve sistemi beğenmeyen dava sahipleri bugün beğenmedikleri toplum mefhumlarımı yoksa toplumu oluşturan fertler mi ayırımını yapmaktan aciz ise işte o zaman büyük bir sorun var demektir.En basitinden toplumun kanaat önderleri ve nüfuz sahipleri olan kişilerle sürekli kısır döngüler çizerek temas halinde olmak ve toplumun mevcut vakasını analiz yapmaktan aciz isek elbette ki toplumla olan bağımızın zayıflaması da doğal olacaktır. Veya davetteki üslupların belirlenmesi noktasında(ki işin %10 method geriye kalanı ise üsluptur)yaşanan sorunları aydın bir şekilde çözemeyen veya hızlı düşünme ve hızlı kavrama yetilerine sahip olmayan dava elemanları destek olmaktan çok o bölgede ağır yük olmuşlardır.Dava erlerinin omuzlarına.RABB bizi bu dava uğrunda hakkıyla çalışan Salih ve Saliha kullarından eylesin.selametle kalınız.fiemanillah.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
..::UYANIŞ::..
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 07/02/08
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: İslam davetçilerine   14th Haziran 2008, 17:56

EBA MUHAMMEDİ demiş ki:
RABB bizi bu dava uğrunda hakkıyla çalışan Salih ve Saliha kullarından eylesin...


Amiinn..

Allahû Sunhanehu razı olsun değerli abim..
Okudum hepsini gerçekten güzel bir paylaşımdı..
İnşaAllah devamını da bekleriz..

Rabbim İslamî Davet'i Yüklenen salih kullarını korusun İnşaAllah..
Ves-selamu aleykum..

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sevdayolu.forume.biz
 
İslam davetçilerine
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Sevda Yolu :: İlim Deryası :: GENEL KONULAR-
Buraya geçin: