Sevda Yolu

لا إله إلا الله محمد رسول الله
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 17.06.2008 - Gündemi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
..::UYANIŞ::..
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 07/02/08
Yaş : 28

MesajKonu: 17.06.2008 - Gündemi   17th Haziran 2008, 18:47

Erdoğan için özel savunma sunuldu

AK Parti, hakkında açılan kapatma davasına ilişkin savunmasında ''Hem dindar hem de laik olunabilir'' tezini işledi. Başbakan Erdoğan için de özel savunma hazırlandı.

Kapatma davasında hakkında 61 iddia bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için AKP Anayasa Mahkemesi'ne 152 sayfalık özel savunma sundu.

Savunmada "Laiklik öğrenim hakkının teminatıdır. Başbakan'ın yükseköğrenimde başörtüsü sorununu görmezden gelmesi beklenemez" denildi.

Hakkında siyasi yasak istenilen 71 isimden biri Recep Tayyip Erdoğan. Ama o hem genel başkan hem de başbakan. Onun yasaklı olması Türkiye'yi de yeni kurulacak partiyi de doğrudan etkileyecek.

Bu nedenle AKP, başsavcının yasak istediği Erdoğan için özel bir savunma hazırladı ve iddialara yanıt verdi.

Başbakan'ın AKP'nin laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmesiyle ilgili hiçbir eylemi olmadığı ileri sürüldü, "Hem dindar olmak hem de devlet yönetiminde laiklik ilkesinin uygulanmasına karşı olmamak mümkün ve gereklidir " denildi.

Başsavcı'nın delil olarak sunduğu, Başbakan'ın türban ve başörtüsü sorunuyla ilgili açıklamalarına ise savunmada hep aynı yanıt verildi, "Laiklik öğrenim hakkının teminatıdır " denildi.

Savunmada, Erdoğan'ın "Sorun demokraside , laiklikte veya hukukta değildir, sorun, birilerinin laiklik anlayışında. Kendi yorumlarını laiklik, demokrasi ve hukuk yerine ikame edişlerindedir. AK Parti'nin ve onun genel başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın bu sorunu görmezden gelmesi, yok sayması çözümüne dair bir arayış içinde olmaması beklenemez" şeklindeki sözleri hatırlatıldı.

Erdoğan'ın bu sözlerine de savunmada açıklık getirildi, Erdoğan'ın "türban demediği " hatırlatıldı ama Başsavcı'nın deliller arasına "velevki" kelimesinin yanında parantez içinde türban yazması eleştirildi. Savunmada "Başörtüsü siyasi bir simge değildir " denildi.

Başsavcı'nın Erdoğan'ın katsayı sorunuyla ilgili açıklamalarına ilişkin iddialarına da yanıt verildi, AKP'nin bu konuda eşitlikçi bir yaklaşım benimsediği ifade edildi.

Savunmada, "Konuya yaklaşımımız imam hatip liseleri özelinde değil, genel bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım laikliğe karşıtlık değil, laikliğin gerçek anlamı ile kullanılmasına yöneliktir" ifadesi kullanıldı.



Kaynak : Cnntürk

________________________________________
17.06.2008 - Gündem

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sevdayolu.forume.biz
..::UYANIŞ::..
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 07/02/08
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: 17.06.2008 - Gündemi   17th Haziran 2008, 18:59


Taliban Kandahar'da savaşa hazırlanıyor

Taliban savaşçıları, Afganistan'ın güneyindeki Kandahar kentinin dış kesimlerindeki köylerde köprüleri yıktı, mayınlar döşedi. Yetkililer, bunun savaşa hazırlık olduğunu söyledi.

Polis yetkilisi Serdar Muhammed, Kandahar'ın 15 kilometre kuzeybatısındaki Argandab bölgesinde yaşayan 700'den fazla ailenin, Taliban'ın savaş hazırlığından korkarak evlerinden kaçtığını belirtti.

Argandab bölgesinden geçen nehrin Batı yakasında, Taliban'ın kontrolünde 9-10 köy bulunduğunu ifade eden polis, köylerdeki küçük köprülerin imha edildiğini kaydetti.

Taliban'ın hazırlığı üzerine Afgan ordusunun başkent Kabil'den Kandahar'a 4 uçak dolusu asker naklettiği, Kanada birliklerinin de bölgeye gittiği belirtildi.

Muhammed, komutanlardan izin çıkınca Taliban'a geniş çaplı bir saldırı düzenleyeceklerini söyledi.

Polis ve asker Kandahar genelinde güvenlik önlemlerini artırdı, kentte saat 22.00'ye kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Bu arada Molla Ahmedullah adlı bir Taliban komutanı, bölgedeki AP muhabirini arayarak, 400 dolayında Taliban savaşçısının Hakrez'den Argandab'a kaydırıldığını belirtti

Kaynak : Dünya Bülteni

________________________________________
17.06.2008 - Gündem

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sevdayolu.forume.biz
..::UYANIŞ::..
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 07/02/08
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: 17.06.2008 - Gündemi   17th Haziran 2008, 19:04


Gül'den Mahkeme'ye veto gibi tavır

AK Parti aleyhindeki davaya dahil edilmesini ve hakkındaki parti yasağı talebini Anayasa'ya aykırı bulan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül savunma yapmayacak.

Taraf Gazetesi'nin haberine göre Cumhurbaşkanı'nın "vatana ihanet" dışında bir iddiayla suçlanamayacağı kuralından hareket eden Gül, Anayasa Mahkemesi'nde savunma yapmamaya karar verdi.

Bu karar, öncelikle Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti aleyhindeki davasına Cumhurbaşkanı Gül'ü dahil etmesinin, ardından da Anayasa Mahkemesi'nin davayı Gül yönünden de kabul etmesinin "Anayasa'nın ihlali" anlamına geldiği görüşüne dayanıyor.

Çankaya Köşkü yetkililerine göre, "Cumhurbaşkanı Gül, kapatma davasıyla yaratılan bu hukuksuzluğun parçası olmamak için savunma yapmayı reddediyor."

Cumhurbaşkanı'nın savunma yapmama kararını ve gerekçelerini Tarafa anlatan iki Çankaya Köşkü yetkilisi de, Gül'ün yargılanmasına ilişkin kararın "Anayasa'ya aykırı" olduğunu, Gül'ün savunma yaparak "Cumhurbaşkanlığı makamını Anayasa'ya ayları bir süreç içine sokmak istemediğini" vurguladılar.

Gül'ün hukukçu kurmaylarıyla geçen hafta sonu Çankaya'da bir toplantı yapıp savunmasına ilişkin yönlendirici bilgi ve belgeleri AK Parti'ye gönderdiği yönündeki haberler de bu kaynaklarca yalanlandı.

Köşk'ün hukuk işlerinden sorumlu bir yetkilisi, "Cumhurbaşkanı'ndan partiye talimat gitmedi" dedi.

Aynı kaynak, Gül'ün dışişleri bakanlığı dönemindeki hak ve özgürlüklerin genişletilmesinden yana bir konuşmasını suç unsuru sayan iddianamenin "hukuki bir zemin üzerine oturmadığını" ve bu durumun Cumhurbaşkanı'nın savunma yapmaktan imtina etmesinin diğer bir gerekçesi olduğunu açıkladı.

AK Parti'nin üç ana klasörde topladığı savunma metninde Cumhurbaşkanı Gül'le ilgili bir bölüm yok.

Böylece, dava sürecinde, Gül aleyhindeki iddiaların yanıtlandığı tek yer, AK Parti'nin 30 Nisan 20Û8'de, Yargıtay Başsavcısı'nın iddianamesine karşı Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu ön cevaplarla sınırlı kalacak.

Söz konusu metnin 68 ile 74. sayfalan arasındaki "Tarafsız Cumhurbaşkanı siyasi parti davasına dahil edilemez" başlıklı bölümde, iddianamenin Gül hakkındaki kısmının Anayasa'ya aykırılığı üzerinde durulmuş; ayrıca Cumhurbaşkanı'mn dışişleri bakanlığı görevi sırasındaki beyan ve genelgeleri nedeniyle suçlanmasının yasalara uygun olmadığı vurgulanmıştı.

AK Parti aleyhindeki davanın Abdullah Gül yönünden kabulü Anayasa Mahkemesi'ni bölmüş; karar Haşim Kılıç, Sacit Adalı, Serdar Özgüldür ve Serruh Kaleli'nin karşı oylarına rağmen dörde karşı yedi oyla alınmıştı.

Karara katılmayan üyelerin tezi, "Anayasa'nın 105. maddesine göre, Cumhurbaşkanı'nın resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil yargıya başvurulamayacağı, Cumhurbaşkanı'nın daha önceki sözlerinden dolayı bir partinin sorumlu tutulmasının da Anayasa'nın 104. ve 105. maddelerine aykırı olduğu" yönündeydi.

Karara muhalif üyeler, "Devletin başı olan bir kişinin sözleriyle bir partinin kapatılmasına neden olduğunu söylemek Cumhurbaşkanının sorumsuzluk ilkesine uymaz" diyerek iddianamedeki sorumluluk kabulünün Anayasa'nın 101. maddesine aykırı olduğuna da işaret etmişlerdi.


Kaynak : Taraf Gazetesi

________________________________________
17.06.2008 - Gündem

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sevdayolu.forume.biz
..::UYANIŞ::..
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 07/02/08
Yaş : 28

MesajKonu: Geri: 17.06.2008 - Gündemi   17th Haziran 2008, 19:12


Kafirlerin Pervasızlığı Haddi Aştı..

Çin, asimilasyon ve baskıyla yok etmeye çalıştığı Uygurlar için şimdi de Nazileri hatırlatan yeni uygulamalara başladı.
Olimpiyat meşalesinin Doğu Türkistan bölgesinden geçişi sırasında halka uygulanan baskı, bölgedeki sorunları bir kez daha dünya gündemine taşıdı.

Çin, Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan Uygur Türkleri, barış ve kardeşlik için yapılan Olimpiyat oyunlarının sembolü olan Meşale'nin geçişi sırasında tam bir olağanüstü halle karşılaştılar. Halk, şehirlerinden geçen "barış ve kardeşlik" meşalesinin geçişi sırasında sokağa bile bırakılmadı.

Çin güvenlik güçleri, bölgeyi resmen abluka altına alırken, halka da "Meşale'nin geçişini televizyonlardan izleyin" talimatı verildi.

Doğu Türkistan'daki bu uygulamayı ve son durumu Dünya Bülteni'ne değerlendiren Türkiye'deki Doğu Türkistan Vakfı Genel Sekreteri Hamit Göktürk, bölgede yaşananları, Çin'in kendisiyle çelişmesi olarak değerlendirdi.

Genel Sekreter Hamit Göktürk, "hem BM Güvenlik Konseyi Daimi bulunan hem de "Barış ve Kardeşlik" oyunlarına ev sahipliği yapan Çin'in bu davranışı kendisiyle çelişmektir. Olimpiyat meşalesi de Çin'in tarafından bir baskı, asimilasyon ve sindirme aracı olarak kullanılıyor" dedi.



BARIŞ KARDEŞLİK MEŞALESİ BASKI ARACI OLDU

Göktürk, Çin'in yavaş yavaş liberalizme geçtiğini, ülkenin ekonomisinde batının etkisinin net bir şekilde hissedildiğini belirterek, "Çin, ekonomik model olarak komünizmi terk ediyor, eski kuralları uygulamıyor. Ancak, iş Doğu Türkistan'a geldiği zaman değişiyor. Doğu Türkistan'ı baskı altında tutmak için, ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda eski kuralları dayatıyor. Bu bahaneyle bölge insanına baskı uyguluyor" diye konuştu.

BASKILAR GİDEREK ARTIYOR

Çinlilerin Uygurlara potansiyel "terörist" gözüyle baktıklarını söyleyen Göktürk bu durumun nedenini de ülkedeki komünist rejimin etkisi altındaki basının bu yönde kamuoyu oluşturması olarak gösteriyor.

Çin'in Doğu Türkistan'daki Uygur Türkleri üzerindeki baskılarının giderek daha da şiddetlendiğini ifade eden Hamit Göktürk, son olarak Türkiye'den Uygur bölgesine giden bir öğrencinin başına gelen olayı örnek olarak gösterdi.

Göktürk, Türkiye'den bölgeye gitmek için yola çıkan bir öğrencinin Hong Kong'da 9 saat alıkonduğunu söyledi. Bunun sadece örneklerden biri olduğunu vurgulayan Göktürk çok çarpıcı bir açıklamada bulundu.

ÇARPICI İDDİA: MÜSLÜMAN UYGURLARA ÇİP TAKILIYOR

Göktürk'ün açıklamasına göre, Çin, bölgede uygulanan baskı, şiddet ve asimilasyonun yanı sıra insanlık dışı bir muameleye de daha imza atmış durumda. İddiaya göre, Uygur bölgesinden Çin'e gidenlere elektronik bir çip takılıyor. Bu çip sayesinde Uygur Türkü'nün Çin'in diğer şehirlerindeki davranışları gözetim altında tutuluyor. Böylece, yapılan her davranış kontrol altına alınıyor. Çin'in bu son uygulamasını Nazilerin birinci dünya savaşındaki uygulamalarına benzeten Göktürk bu uygulamalardan duyduğu rahatsızlığını dile getirdi.

KÜLTÜR KIYIMI VE ASİMİLASYON

Doğu Türkistan Vakfı Genel Sekreteri Göktürk, "bölgede şu anda yaşanan en önemli insani problem"in ne olduğu yönündeki bir soruya cevap olarak "Çin'in bölgeye yatırım adı altında yaptığı asimilasyon ve yok etme politikasını" gösterdi.

Göktürk'ün ifade ettiğine göre Çin, ülkenin batı yakasına yönelik teşvik ve yatırım politikası geliştiriyor. Batıyı geliştirmeye yönelik bir politika. Ancak bunu yaparken, bölgeye Çin'in diğer şehirlerinden insan kaydırıyor. Çin'in iç bölgelerinden yatırımcılar ve çalışan insanları getiriyor. Böylece bölgede yatırım adı altında kültürel zenginlikler yıkılıyor. Uygurların, kültürel, dini ve milli değer taşıyan zenginlikleri yok ediliyor. Yerine yatırım alanları açılıyor. İş sahaları kuruluyor. Kurulan iş sahalarında da Uygurların çalışması çok zor. Çünkü, istihdam yapılacaklarda aranan ilk şart Çinceyi çok iyi bilmek oluyor. Böylece Uygurluların tamamına yakını elenmiş oluyor.

Göktürk, bu kültür kıyımına "Kaşgar'ın eski Türk mahallelerinin yıkılması ve yerine yeni gökdelenlerin yapılmasını" örnek olarak gösterdi. Yıkılan eski mahallede yaşayan Uygurların kırsal kesime sürüldüğünü ifade eden Göktürk, "bunların yerine Çin'den getirilen halk yerleştiriliyor" dedi.

Göktürk, Çin'in bölge insanına yönelik uyguladığı eğitim sisteminin de asimilasyona yönelik olduğunu belirterek şu anda uygulanan çift dilli bir eğitim sistemi olduğunu ifade etti. Bu eğitim sisteminin kabul edilemez olduğunu kaydeden Göktürk "dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok. Allah her insana bir dil vermiştir. O dilde konuşmak onun hakkıdır" dedi.

Göktürk, son olarak, Çin'in bu baskılarının bir an önce sona ermesi gerektiği ve Uygur Türklerinin kendi bölgelerinde eşit şartlarda insan gibi yaşamak istediklerini söyledi.


Kaynak : Dünya Bülteni

________________________________________
17.06.2008 - Gündem

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sevdayolu.forume.biz
 
17.06.2008 - Gündemi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ...............:Yemin - Dizi Müzikleri - SoundTrack (2008):..............
» Yasemin Yıldız - Aşkımıza Ağladım 2007
» 'Meteler' Cudi'de hain peşinde

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Sevda Yolu :: Siyaset :: HABER-
Buraya geçin: